Bu kez anladım - Emre Aydın ozgurun dunyası - Blogcu



ozgurun dunyası

Tanım

yalan sevdalar


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım

Kategoriler


 
Aşk Bazen Sensizliktir
                 
Aşk,bazen sihirli bir iksir gibidir.

Oyun oynarsın o iksirle..Ya zehirler seni,ya da büyüler..
Aşk,bazen yıllanmış bir çınarın öksüz kalan son yaprağıdır.

Ürpetir seni yalnızlık..

Ya vargücünle tutunursun,ya da yere düşer kaybolursun..
Aşk,bazen uzaklara dalmaktır.

Gıpta edersin başkalarının duygularına..

Ya hasret çekersin,ya da çektirirsin..
Aşk,bazen bilgilenmektir.

Satırlar içinde bulur seni..

Ya gerçekleri çıplak gözle görürsün,ya da kendini masallarla avutursun..

Aşk,bazen gitmekle kalmak arasında verdiğin en büyük savaştır..

Yorgun düşürür seni bu savaş..

Ya aklın kazanır,ya da kalbin..

Tarih: 22:08, 3/9/2007
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı

herşey sende gizli

HER ŞEY SENDE GİZLİ
Can YÜCEL

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...


 

Tarih: 22:07, 3/9/2007
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

BİR LEYLA MECNUN HİKAYESİ
Güzellik olmasa aşk ortaya çıkmaz, aşk olmasa güzellik yüz göstermez. Aşksız güzellik bayağıdır, güzellikse aşk pazarında mezad…

İşte Leyla, işte Mecnun. Mecnun rahatı arttıran bir sırça kadeh; Leyla onun saf şarabı…

Mecnun’un olgunluğu Leyla’dan.. Leyla’nın dilberliği Mecnun’dan.. İki bedene bir gerçek, iki surete bir ruh…

Bir bütün idim ben Leyla ile. Sense Leyla’yım diyorsun. Sen Leyla isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, tâkatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım geldi hayli zamandır, cismimdeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var.Vuslatın ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok oldum. Manevi dünyamda dostum sensin. Dış görünüşe değer verme bahsi ortadan kalktı artık…

Gönül çok önceleri sana koştu, canım seninle gitti. Şimdiki canım Leyla’ya değil, Mevla ya yönelik. Birlik yolunda seninle olamam, yanarım… Şimdi gözümün nuru, gönlümün aydınlığı!. Ben maskaralığa nam salmışım, bari sen bu yola girme..

İçinden çıkma namus perdesinin. Mecnun olan benim, bana yaraşır delilik, kınanmışlık. Şimdi git, aşk töresini, aşıklık geleneğini, maşuk gidişatını bozma. Git şimdi ey vefalı!… Kimse seni burada görmeden git.. Ben ki varım; sen içimdesin bunu bil!… 


Tarih: 22:01, 3/9/2007
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

gözlerin gökyüzünde bir dolun ay

Diyelim
ki sessiz gecede poyraz…

Sis çökmüş o heybetli dağlara;
yurdun
da kar altında, gözlerin gök-
yüzünde bir dolunay.

Diyelim ki sınamışsın uzaklığın ihanetini.
Seslere çarpmış sesin,
ama ulaşmamış hiçbir yere nefesin…

Diyelim ki şarabın dökülmüş, suların kesik,
bu hayat seni bir oyuncak sanıyor!

Diyelim ki sana çıldırmak yasak, sana ağlamak
yasak, yarın yasak, düş yasak.
Diyelim ki üşüyorsun kısacık bir ömrün sığınağında;
bir çay bile ısmarlamıyor hayat!

Diyelim ki lekesiz hiçbir şey kalmamış artık;
sis çökmüş güvendiğin dağlara...

Kederli bir süvari ol,
Orda, sen orda!
Bıkma atını mahmuzlamaktan,
bıkma bu puştlar panayırında
berrak nehirler aramaktan…

Yaslı bir kışa rehin düşse de günler,
kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt;
o tomurcuk düşlerinin yağmuruyla ıslansın.

Çünkü her insan bir limandır başucunda tekneler;
çünkü herkesin hüznü kocaman, aşkları dalgın…
Kimi kanıyor şahdamarından,
kimi bozgununda yetim dervişan,
kimi aşklarıyla, düşleriyle perişan…

Yamalı yerlerinden kanıyor hayat,
tutunduğun günlerinden soluyor hayat.
Bu yüzden salıver düşlerini kendi uğruna yansın,
salıver düşlerini ateşlere abansın!

Tutunduğun günlerinden solarken hayat,
bıkma atını mahmuzlamaktan;
bıkma sendeki insan için,
derin uçurumlar arşınlamaktan...
Yaslı bir kışa rehin düşse de günler,
bir gün rüzgâr esecektir suların serinliğinden;
bir gün kırlangıçlar geçecektir göğün genişliğinden.

Yaslı bir kışa rehin düşse de günler,
kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt,
o tomurcuk düşlerinin yağmuruyla ıslansın;

ıslansın... 
çünkü senin de bir ütopyan varsa,
i n s a n s ı n…
 


Tarih: 21:59, 3/9/2007
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı


Tarih: 17:18, 1/9/2007
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->